• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
BELGESEL / FİLM
SİLİVRİ DAVALARI
AKP - PKK
YASA - HUKUK - ADALET
ORTADOĞU - BOP
YOLSUZLUKLAR
AKP - İHANET
AKP ANAYASASI - BAŞKANLIK SİSTEMİ
2.NCİ DÜNYA SAVAŞI BELGESELİ. ( KİMİ BELGELER " YANLI " OLSA DA, İZLEYİN. GÜNÜMÜZE IŞIK TUTABİLİR. )

VAHŞETİN ULUSLAR ARASI ADI “ABD” (1)

VAHŞETİN ULUSLAR ARASI ADI “ABD” (1)




 

                          (KOŞARADIM KARANLIĞA.)

 

 

 

                                    Ülkemiz, Cumhuriyet tarihimizin en zorlu, en korkunç, en karanlık… dönemini yaşıyor. Ulusal Kurtuluş savaşı öncesini aratmayacak kadar ağır şartlar altındayız. Bu şartlar, dışarıdakilerden çok, içimizdeki hainler tarafından dayatılıyor. Osmanlı’nın son döneminden farkımız; o sıralar gizli ihanet çetelerinin yaptıklarının bu gün, açık açık, hiçbir şeyden çekinmeden, dobra dobra ortaya konması. Ülkemizin işgali hayli maliyetli, hatta imkansız olacağından bu konu, “ özelleştirme” adı altında, topraklarımızın, Atatürk döneminde kurulmuş ve ülkemizin tam bağımsızlığı için vazgeçilmez kurumlarımızın, kuruluşlarımızın, doğal kaynaklarımızın, kıyı şeridimizin, tersane ve limanlarımızın, bankalarımızın… yabancılara satışı, yabancı kişi ve kuruluşların ülkemizde çöreklenip, ekonomimizi gırtlağa dek borca batırmasıyla çözülmeye çabalanıyor. Neredeyse 10 yıldır Filistin örneği sergiliyoruz ama, kimilerinin beyin kapasitesi bunu algılamaya yetmiyor ve bu kapasiteden yoksun yaratıklar, bu ülkenin C.Başkanı, Başbakanı koltuğunda oturmaktalar.

 

                              Ülkemizin C. Başkanı koltuğunu işgal eden şahıs 1995 yılında; “ Artık Türkiye’de Cumhuriyet döneminin sonu gelmiştir…” diyen, abd ile 9 maddelik gizli antlaşma yaptığını açıklamaktan çekinmeyen bir şahıstır.

                               Ülkemizin ( hukuk dışı olsa da ) Başbakanı olduğunu iddia eden şahıs, abd’nin BOP adlı projesinin ( bu proje ile ülkemizin parçalanması amaçlanıyor ) eş başkanı olduğunu her gittiği yerde övüne övüne dile getirmekten çekinmemiş, işin kokusu ortaya çıktığında ise, başta üsteğmen Kubilay’ın katilinin torunu Bülent Arınç olmak üzere tüm AKePe yalakaları, Tayyip’in bu açıklamalarını yalanlama yoluna gitmişlerdir.

 

                               Dilerseniz bir araştıralım. Bakalım Atatürk döneminden sonra ülkemizin yönetimine gelenlerin bir türlü vaz geçemedikleri, değerli “ Stratejik Ortağımız ” abd, ne menem bir şeymiş. Ha, bu arada ; abd yönetimi birkaç kez “ biz stratejik ortaklık diye birşeyi hiçbir zaman dile getirmedik…” demişti.

 

KORKU FİLMİ SENARYOSU :

 

                              1930 lardan başlayarak abd bütün dünyanın uluslar arası komünist komplo ile karşı karşıya olduğu yalanlarıyla ortaya çıkarak, sözüm ona “ tek kurtarıcının abd olduğu “ propagandasını yaydı. Kimi hükümetler değil ama, kimi toplumlar bu öneriye sempatiyle yaklaştılar. Olta atılmış, balık yeme gelmişti. Şimdi, Avrupa’da Vatikan’ın da desteği ve iğnelemesiyle 2.nci paylaşım savaşını başlatmanın tam sırasıydı.

 

                              Kimi ülkeler savaş sırasında, kimi ülkeler de savaş sonrası ikiye bölünmüş, saflar belirlenmişti. Önce, “savunma adına” silah sattı abd. Sonra, liderlerimizi veto etti ya da tayin etti. Ardından, büyük şirketlerini, askeri güçlerini, istihbarat birimlerini yerleştirdi sınırlarımızın içine. 1945 ten 20 yy. sonuna dek “müthiş kurtarıcı” rolünü başarılı bir şekilde oynayan abd, 40 ın üzerinde ülkede hükümetleri devirdi ve yerlerine kendi güdümündekileri yerleştirdi. Baskılara, işkencelere, ölümlere karşı mücadele veren 30 un üzerinde ulusalcı – milliyetçi hareketi ezdi ya da ezmeye çalıştı. Bu yüzden milyonlarca insan açlık ve umutsuzluk içinde yaşamaya terk edildi veya canından oldu. SSCB dağılıp, Berlin duvarı yıkıldıktan sonra Komünizm tehlikesinin yerini terör tehlikesi, nükleer tehlike aldı.

 

                           İşte, “Yeni Dünya Düzeni” bu. Küreselleşme, Globalizm, Yeni Dünya Düzeni… adına ne derseniz deyin, 1990 ların sonuna doğru “amerikan yüzyılı projesi” uygulamaya konuldu. Zaten “Yeni Dünya” demek, abd demek değil miydi? Önce Irak, sonra Yugoslavya katliamları sergilendi. 2000 de, 11 Eylül senaryosu sahneye konuldu, abd yönetimi kendi insanlarını katletti. Bir avuç petrol zengininin, bir avuç silah tüccarının, bir avuç Siyonist, gözü dönmüş kan içicinin çıkarları uğruna. Amaç, petrol kaynakları açısından dünyanın en önemli topraklarını elde etmek, abd kontrolünden çıkmakta ve gelecekte abd’ye her açıdan alternatif oluşturacak İran, Hindistan, Rusya, Çin… hatta Türkiye’ye müdahale edebilecek kadar yaklaşmaktı. Irak’taki hesap ise ( Saddam’ın ağzının payını vermek…) kapatılmalıydı.

                          İnanmıyor musunuz ?

( sürecek )

 

 

                                                             Necmettin Tanju SÜAR

                                                                        ALANYA.


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi11
Bugün Toplam364
Toplam Ziyaret1010262
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.57939.6177
Euro11.148711.1934
Hava Durumu
YAZILARIM - DUYURULARIM
TGB - DEVRİM
İŞÇİ PARTİSİ - PERİNÇEK
AKP - CEMAAT
SEÇİMLER
YAZI DİZİSİ